Mustafa Metin

Gülüşleriniz Gözlerinize ışık olsun.

Erkek Dediğin

Yazan: admin Tarih: Eki 4th, 2011 | Kategori:: Genel

Erkekdediğin…

Seni elinin tersiyle değilavucunun içiyle kavrayacak.
Bileceksin ki emin ellerdeyim,
başkası tutamaz elimi böyle.
Rahat olacaksın yanında,
çok konuşmayacak, beynini didiklemeyecek.
İnce olacak; seni senin kadar düşünecek.

Erkek dediğin, senonu merak ettiğinde
kendisine hesap soruluyor havalarına girmeyecek.
Senin inceliğine karşı umursamaz sözler sarf etmeyecek.

Erkek dediğin, kadının sinirini bozmayacak,
cinlerini tepesine çıkarmayacak, sanki sen onun için varmışsın
her ne zaman istese emrine amadeymişsin, o ne yaparsa yapsın
her istediğinde yanında elinin altında olacakmışsın tiplerine girmeyecek.

Erkek dediğin, senona sevgini hissettirdiğinde,
sen ona kayıtsız şartsız asıkmışsın gibi havalara girmeyecek.
Erkek dediğin ilgi gördüğünde ilgiyle,
sevgi gördüğünde sevgiyle karşılık verecek.

Erkek dediğin, sen onun için kendine baktığında,
sırf ona daha güzel görünmek için giyinip kuşandığında
hiçbir şey olmamış gibi davranmayacak.

Erkek dediğin, ruhunuokşamasını bilecek.
Romantik olacak kimi gün habersizce kucağında
çiçeklerle çıkıp gelecek.
Özel günleri unutmayı marifet sanmayacak.

Erkek dediğin, kayıtsız olmayacak senin bütün zarafetine karşı.
Gerçekten seven bir kadın sevgi ve ilgi bekler,
erkeğine verdiği aşkın karşılığında küçük bir tatlı söz,
kısa bir mesaj, bir çağrı bile onu mutlu edebilir.

Erkek dediğin bütünbunları cebinden para harcıyormuş gibi cimrilikle yapmayacak.
Erkek dediğin, ben aranmayı, çok aramayı sevmem demeyecek.
Erkek dediğin, her şey kendi istediği gibi olsun istemeyecek.
Sadece kendi caninin istemesine bağlamayacak her şeyi.

Erkek dediğinin, hissettiğiyle yaptığı şey arasında uçurum olmayacak.

Erkek dediğin, cesur olacak cesur.
Seni seviyorum derken korkmayacak,
başka şeylerin arkasına gizlenmeyecek.
Seviyorum deyip bir sonraki perdede kaçmayacak,
özlüyorum diyorsa gelecek, kaybetmek istemiyorum diyorsa kaybetmeyecek.

Erkek dediğin aşkınasahip çıkacak.
Korkak olmaz erkek dediğin.

Erkek dediğiniyi sevişecek. Koyun gibi yatmayacak,
bir an önce su is bitse demeyecek.
Aşksız yatmayacak yatağa ve
sen bunu bileceksin.
Bir baba şefkatiyle seni alnından öptüğünde bileceksin ki
sevgisi geçici ve zayıf değildir.

Erkek dediğin vesevgiyle öptüğünde
dudaklarından bileceksin ki öpüşün tek sebebi şehvet değildir.
Erkek dediğin aldatmayacak. Aldatmak basitliktir.
Seviyorum diyorsa aldatmaz erkek dediğin.

Aldatıyorsasevmiyor demektir.
Erkek dediğin yakışıklı olacak, çekici olacak ama
bundan çok daha öte bir şey…

Erkek dediğin, zekiolacak.

Kadının küçükyalanlara,
bahanelere inanmayacağını, kendisini kendi gibi tanıdığını bilecek.
Kadının zekâsını küçümsemeyecek kadar zeki olacak.
Zeki olacak, seni bir hamur gibi karmasını bilecek, o hamura kendisinikatmasını da.

Erkek dediğin, değerlerini bir anlık hevesler uğruna satmayacak.
Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seninle yataktayken kullanacak.
Yan gözle hatun kesmeyecek, üstüne sevgili edinmeyecek.

Erkekdediğin önce sevecek. Kendini sevmeyen erkekten
kimseye hayır gelmez.
Bir bakarsın ki yıllar sonra bu adamla
ne yatağa sığıyorsun, ne toprağa…
Koluna girip gezmesini bileceksin gururla koynuna alıp sevişmesini de.

Erkek dediğin, babalığını da bilecek, ana-babaya hürmet etmeyi, kadir kıymetbilmeyi, vefakârlığı, fedakârlığı…
Erkek dediğin seni koruyacak, kuşatacak.
O nerede olursa olsun seni koruyacağını bileceksin.

Pısırık olmayacak erkek dediğin.

Erkekdediğin erkek olacak güzelim.
Seni sadece sen olduğun için sevecek.
Parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle hareket etmeyecek.
Hem sevgilin, hem arkadaşın olacak!

Can yücel


Hayatımdakilerin sırası değişti

Yazan: admin Tarih: Eki 4th, 2011 | Kategori:: Genel

Kazandıklarımla kaybettiklerimi ayrıştıralı çok oldu.
Uğruna canımı veririm dediğim insanların sırası değişti bende..
Benim kıyamadıklarım değil bana kıyamayanlar değerli artık bende.
Eksilende siz Eksiltende!
Değer biçtiğim halde değersizleşende.


Yaşam Güzel, Sevdiklerimiz ve Sevenlerimiz var. Olumlu Düşünün.

Yazan: admin Tarih: Eki 4th, 2011 | Kategori:: Genel

01. Ufak şeyleri dert etmeyin.
02. Kusursuz olamayacağınızı kabullenin.
03. Rahat ve ılımlı insanların çok başarılı olamayacakları düşüncesini bir yana bırakın.
04. Olumlu ve olumsuz düşünce kartopunun çığ gibi büyüme etkisini göz önüne alın.
05. Sevgi kapasitenizi geliştirin.
06. Unutmayın: Öldüğünüz zaman yapılacak işler listeniz hâlâ dolu olacaktır.
07. Kimsenin sözünü kesmeyin, cümlesini siz bitirmeyin.
08. Birisine bir iyilik yapın ve kimseye bundan bahsetmeyin.
09. Bırakın ilgiyi başkaları toplasın.
10. İçinde bulunduğunuz ânı yaşamayı öğrenin.
11. Sizden başka herkesin bilgili olduğunu düşünün.
12. Sabır geliştirme egzersizleri yapın.
13. Sevgi elini önce siz uzatın.
14. Kendinize sorun: Bir yıl sonra bunun bir önemi olacak mı?
15. Gerçeği kabul edin: Hayat âdil değildir.
16. Arada sırada canınızın sıkılması yararlıdır: Bırakın canınız sıkılsın.
17. Strese dayanma gücünüzü azaltın.
18. Haftada bir kez yürekten gelen bir mektup yazın.
19. Sık tekrar edin: Hayat acil bir durum değildir.
20. Zihninizde özel bir bölüm açın.
21. Her gün bir dakikanızı, minnettar olduğunuz birini düşünmek için harcayın.
22. Tanımadığınız insanların gözlerine bakın ve gülümseyerek merhaba deyin.
23. Her gün kendinize biraz sessiz zaman ayırın.
24. Yaşamınızdaki insanları minik çocuklar ve yüz yaşında ihtiyarlar olarak düşünün.
25. Önce karşınızdaki kişiyi anlamayı hedefleyin.
26. Daha iyi bir dinleyici olun.
27. Savaşlarınızı akıllıca seçin.
28. Çöpü çıkarma sırasının kimde olduğunu hatırlamıyorsanız gidip siz çıkarın.
29. Eleştirme isteğinizi bastırın.
30. Daha ılımlı bir sürücü olun.
31. Unutmayın: İnsanı edindiği huylar oluşturur.
32. Bilmemenin verdiği rahatlığı duyun.
33. İpin ucunu biraz bırakın.
34. Bir bitki yetiştirin.
35. Yoga (ya da jimnastiğe) başlayın.
36. Erken kalkmaya alışın.
37. En inatla savunduğunuz beş iddianızı sıralayın ve bu konularda yumuşamaya çalışın.
38. Planlarınızda esnek olun.
39. Konuşmadan önce derin bir soluk alın.
40. Suçluluğu değil masumiyeti görmeye çalışın.
41. Sırf gırgır olsun diye, size yöneltilen eleştiriyi kabul edin. Göreceksiniz canınız yanmayacak.
42. Kendi görüşlerinizden tamamen farklı makale ve kitaplar okuyun ve bir şeyler öğrenmeye çalışın.
43. Zihninizi sessizleştirin.
44. Birisi size topu atarsa, bunu tutmak zorunda değilsiniz.
45. Olumsuz düşüncelerinize yüz vermemeye çalışın.
46. Öfkeniz kabarmaya başladığı zaman ona kadar sayın.
47. Sorunlarınızı öğretmeniniz olarak görün.
48. Biraz yüzünüz gülsün.
49. Bu da geçer.
50. Gevşeyin!
51. Bugününüzü son gününüzmüş gibi yaşayın. Öyle olabilir.
52. İç dünyanız için zaman ayırın.
53. Olağan şeylerdeki olağanüstülüğü arayın.
54. Kendi işinize bakın, kendinizi başkasının yerine koymayın.
55. Hayatı olduğu gibi kabul edin.
56. Yüreğinizin sezgisine güvenin.
57. Bırakın çoğu zaman başkaları haklı olsun.
58. Daha sabırlı olun.
59. Kendi cenazenize katıldığınızı farz edin.
60. Önce karşınızdaki kişiyi anlamayı hedefleyin.
61. Ruh durumunuzu dikkate alın: Moralinizin bozuk olduğu zamanlar sizi yanıltmasın.
62. Hayat bir sınavdır. Altı üstü bir sınav.
63. Herkesin onayını alamayacağınızı unutmayın. Övgü ve yergi aynı şeydir.
64. Rasgele iyilikler yapın.
65. Bir davranışın ardındakini görmeye çalışın.
66. Gönlü bol olmayı haklı olmaya yeğleyin.
67. Bugün üç kişiye onları ne çok sevdiğinizi söyleyin.
68. Alçak gönüllü olmaya çalışın.
69. Kışa hazırlık (eksikleri gedikleri kapatma) telaşından kaçının.
70. Her gün birkaç dakikanızı sevecek birini düşünmeye ayırın.
71. Antropolog olun: Ön yargınızdan uzak, başka insanların yaşam ve davranış tercihlerini inceleyin.
72. Herkesin farklı olabileceği gerçeğini anlayın ve saygı gösterin.
73. Kendinize bir kamusal yardım konusu seçin.
74. Her gün en az bir kişiye beğendiğiniz bir özelliğini söyleyin.
75. Sınırlarınızı öne sürmeyin, yoksa sınırlı olursunuz.
76. Gördüğünüz her şeyde tanrının parmak izi vardır.
77. Başkalarının fikirlerinde biraz olsun doğruluk payı arayın.
78. Bardağın (ve başka her şeyin de) kırılmış olduğunu varsayın:Her şeyin bir başlangıcı ve bir sonu vardır.
79. Bu ifadeyi iyi anlayın: Nereye giderseniz siz oradasınız.
80. Kendinizi iyi hissettiğiniz zaman şükredin, kötü hissettiğiniz zaman ılımlı olun.
81. Postayla evlat edinin. Bir vakıf yoluyla bir çocuğa yardım edin
82. Yaşamı melodram olarak görmeyin.
83. Aynı anda birkaç şey yapmaya kalkmayın.
84. Fırtınanın Gözü’nde (karmaşanın ortasındaki sükûnet noktasında) bulunmaya çalışın.
85. Sahip olmak istediğiniz şeyleri değil, elde etmiş olduklarınızı düşünün.
86. Dostlarınızdan ve ailenizden bir şeyler öğrenmeye açık olun.
87. Bulunduğunuz konumdan mutlu olmaya bakın.
88. Hizmet vermeyi yaşamınızın değişmez bir parçası haline getirin.
89. Bir iyilik yapın ve karşılığını ne isteyin, ne de bekleyin.
90. Varlığınızı bir bütün olarak kabullenin.
91. Başkalarını suçlamayı bırakın.
92. Yardım etmeye çalışırken önceliğinizi küçük şeylere verin.
93. Unutmayın: Bundan yüz yıl sonra dünyada bambaşka insanlar olacak.
94. Sorunlarınıza olan bakışınızı değiştirin.
95. Bir tartışmaya girecek olursanız, kendi görüşünüzü savunmadan önce karşı tarafın savını anlamaya çalışın.
96. “Anlamlı başarı”nın tanımını bir kez daha yapın.
97. Duygularınıza kulak verin; size bir şey söylemeye çalışıyorlar.
98. Yaşamınızı sevgiyle doldurun.
99. Kendi düşüncelerinizin gücünü bilin.
100. “Daha fazlası daha iyidir” diye düşünmekten vazgeçin


Benim Hayatımı Yargılamadan Önce

Yazan: admin Tarih: Ağu 31st, 2011 | Kategori:: Genel

benim hayatımı yargılamadan önce ..
benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan,
sokaklardan,
dağ ve ovalardan geç .
hüznü,
acıyı ve neşeyi tad…
benim geçtiğim senelerden geç,
benim takıldığım taşlara takıl,
yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git,
benim gittiğim gibi !!

ancak ondan sonra,
beni yargılayabilirsin !!


İNSAN !

Yazan: admin Tarih: Ağu 15th, 2011 | Kategori:: Genel

İnsan;
Kendisinin hayatın ve olayların gidişatının farkında olmalı.
Farkı farketmeli fark ettiğini de farkettirmeli bazen…

Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını farketmeli.

Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını
Ve en sonunda bir metrekarelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını farketmeli.
Şu çok görünen dünyanın ahirete nasiple anne karnı gibi olduğunu farketmeli.
Henüz bebekken \”dünya benim!…\” dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu
Ölürken de aynı avuçların \”herşeyi bırakıp gidiyorum işte!\”dercesine apaçık kaldığını farketmeli…
Ve kefenin cebinin olmadığını farketmeli.

Baskın yeteneğini farketmeli sonra
Azrailin her an sürpriz yapabileceğini
Nasıl yaşarsa öyle öleceğini farketmeli insan.
Ve ölmeden evvel ölebilmeli.

Hayvanların yolda kaldırımda çöplükte
Ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini farketmeli.

Eşref-i mahlûkat (yaratılmışların en güzeli) olduğunu farketmeli ve ona göre yaşamalı

Gülün hemen dibindeki dikeni dikenin hemen yanıbaşındaki gülü farkedebilmeli.

Evinde 4 köpek 2 kedi beslediği halde çocuk sahibi olmaktan korkmanın mantıksızlığını farketmeli.

\”Seni çook seviyorum!\” demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü farketmeli.

Dolabında asılı 25 gömleğin sadece üçünü giydiğini
Ama arka sokaktaki komşusunun o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu farketmeli.

Zenginliğin ve bereketin; sofradayken önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini farketmeli…

Annesinden doğarken tertemiz teslim aldığı gırtlağını
60-70 yıl sonra sigara yüzünden azraile soba borusu gibi teslim etmenin
Emanete hıyanet sayılacağını farketmeli.

FARKETMELİ…
Ömür dediğin 3 gündür.
Dün geldi geçti yarın meçhuldür
O halde ömür dediğin 1 gündür


ESKİ BİR TAPINAK YAZISI

Yazan: admin Tarih: Ağu 12th, 2011 | Kategori:: Genel

ESKİ BİR TAPINAK YAZISI

Gürültü, patırtının ortasında sükunetle dolaş; sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma. Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış.
Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun.

Bağışla ve unut. Ama kimseye teslim olma, içten ol; telaşsız, kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları;
çünkü dünyada herkesin anlatacak bir öyküsü vardır.

Yalnız planların değil, başarılarının da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen; hayattaki dayanağın odur. Seveceğin bir iş seçersen,
yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini öyle sev ki, başarıların, bedenini ve yüreğini güçlendirirken verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın.

Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma. Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme. İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki, insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunlukta bir kumsaldaki tek bir kum taneciğinden daha fazla değildir.

Aşka burun kıvırma sakın; onu küçümsersen sen de besinsiz kalırsın, küçülürsün. O yoğun sevgi çöl ortasındaki yemyeşil bir bahçe gibidir.
O bahçeye layık bir bahçıvan olabilmek için her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.

Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki,
o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakabileceğin en iyi miras dürüstlüktür.

Yılların geçmesine öfkelenme; geçliğine yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme.
Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir.
Arasıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki, evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol.

Hatırlar mısın? Doğduğun zamanları; Sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse.
Sabırlı, sevecen, erdemli ol.

Eninde sonunda bütün servetin sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya yine de insanoğlunun biricik güzel mekanıdır.

Kaynak : Xsentus (İÖ 9. Yüzyıl


SÖZ VERMEYECEKSİN

Yazan: admin Tarih: Ağu 8th, 2011 | Kategori:: Genel

Söz vermeyeceksin !
Ardında duracak cesarete sahip degilsen !
Emeklemeyi ögrenmeden koşmaya çalışmıcaksın!…
ve aglatmıcaksın güldürmeyi ögrenmeden!
Ardında bıraktıkların olucak hep,
Dönüp baktıgında pişman olmayacaksın!
Yada Pişman olacak adımlar atmayacaksın!
Ya uyanmayı …
bileceksin rüyandan yada yaşayacaksın dogru,dürüst……
kararlılık içinde.
KISACASI ADAM GİBİ YAŞAYACAK ADAM GİBİ YAŞATACAKSIN HAYATI…


Herkese Gülümse.

Yazan: admin Tarih: Tem 12th, 2011 | Kategori:: Genel

Hayat bir sevdadır… Onu yaşa!
Hayat bir hediyedir… Onu al!
Hayat bir bilmecedir… Onu çöz!
Hayat bir fırsattır… Onu yakala!
Hayat bir şarkıdır… Ona eşlik et!
…Hayat bir bahçedir… Onu der!
Hayat bir iyiliktir… Ona karşılık ver!
Kendine bir iyilik yap. Herkese Gülümse.

Çünkü.
Samimi bir sevginin yerini başka ne tutabilir bu hayatta.
Birine karşılıksız iyilik etmenin hazzını başka hangi şey yaşatabilir insana.
Hangi intikam daha güçlüdür kötülüğe iyilikle cevap vermekten.
İnsan yaşadıkça zaten, vazgeçemeyiz ki sevmekten.
Biliyorsun, küçücük bir tebessümle değişebilir bütün dünya bir anda.
Biliyorsun, insanlığımız büyüdükçe büyür iyiliğin sıcacık kucağında.
İyilik üzerine yazılar, hikâyeler, şiirler, öneriler, güzel sözler ve daha neler neler.
Hadi, kendine bir iyilik yap. Herkese Gülümse.

W.Shakespeare


Sonsuza Dek Özgürsün

Yazan: admin Tarih: Haz 13th, 2011 | Kategori:: Genel

yalansan yalanı severim elimde değil…

zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
……
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.

Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..

Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..

Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..

Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği
acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..

Fakat,hakkedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..

Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini avucuma koyduğunda anladım..

”Sana ihtiyacım var, gel ! ” diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ”git” dediğimde anladım..

Biri sana ”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum” diyebilmekmiş
sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..

Özür dilemek değil, ”affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..

Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..

Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..

Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş …SONSUZA DEK ÖZGÜRSÜN…


Eşim Olma Karım Ol.

Yazan: admin Tarih: May 26th, 2011 | Kategori:: Genel

Eşim Olma Karım Ol {Okumaya Değer}
Eşim olma, karım ol! Bakma daha ilkel durduğuna sen, ruhu vardır kelimelerin. “Karı-koca” “eş”ten daha çok şey anlatır. Hatta belki bize unutulmuş bir şeyi söyler.
Sahi, biliyor musun? Neden erkeğe “koca”, kadına da “onun karı” demiş eskiler?
Eşim değil, karım ol! Kedilerin eşi olur, terliklerin de… İnsanın eşi olmaz. Bir ömür eşlik ediyor diye mi sevgiliye eş denir? Eşlik etmek yeter mi? Fazlasını beklemez mi insan yârinden? Kelimeleri yitirmeseydik anlardık belki, evlenecek erkeğe eskilerin neden ”koca” dediklerini. Çünkü “koca” bilge demektir, yüce demektir. Koca demek, dağ demektir. Ve ne kadar yüce olursa olsun, üstünde kar olmayan dağ eksiktir. Dağların yücesine kar yağar diye kadına da “kocanın karı” demişler. Bakma şimdi evlenenlerin “karı-koca” ilan edildiğine. “Koca ve onun karı” olmalıdır aslında. Yani yüce bir dağ olmalı adam. Kar gibi pak ve masum olmalı kadın. Örtmeli ve bir ömür, süsü olmalı dağın. Çünkü üşür tepesinde kar olmayan dağ, ne kadar yüce olursa olsun, yarım görünür…
Eşim olma, karım ol! Bana benzemeye çalışma sakın. Bana benden lazım değil bir tane daha. Ama unutma ki sensiz yarımım. Her zaman söylemem, ama sen anla.
Eşim olma, karım ol! Beni tamamla…

(Alıntıdır)